Amerikan Rüyası

Bir Amerikan iş adamı denizde küçük bir kıyısı olan ufak bir Meksika köyünde kıyıya yanaşan kırık dökük bir tekneyi görür, merakla biraz yakınlaşır tekne üstünde bir kaç iri Orkinoz balıkları gözüne çarpar, Amerikalı iş adamı biraz şikayet edercesine Meksikalı balıkçıya seslenir ;


"Bunları tutman ne kadar süreni aldı ?"

Meksikalı balıkçı balıkları kovaya koyarken bakmadan cevap verir ;

"Sadece bir kaç dakikamı aldı"
Bunun üzerine Amerika'lı iş adamı " Neden daha fazla uzun durup fazla balık yakalamıyorsun ?" diye merakını gidermek için sorar. Meksikalı balıkçı " Ailemin zaruri ihtiyaçlarını karşılamak için bunlar yetiyor" der. Bunun üzerine Amerika'lı tekrar sorar balıkçıya " O zaman kalan zamanlarında ne yapıyorsun ? " Meksikalı bu kez balıkları kovaya koymuştur, Amerikalının suratına bakar ve hafif bir tebessümle cevap verir ; " Geç kalkar, balığa gider ardından çocuklarımla oynarım, karımla siesta yaparım, her akşam köy merkezine inip, şarap eşliğinde arkadaşlarımda gitar çalarım, çok dolu ve meşgul bir hayat yaşıyorum efendim" diye bitirir sözünü.
http://3.bp.blogspot.com/_ESC4bygtp2M/R2FAbeQGeBI/AAAAAAAACQQ/vYgRB3N5JYU/s400/Chavannes+The+Poor+Fisherman.jpg Bunun üzerine Amerikalı dalga geçer bir ifade ile seslenir Meksikalıya " Ben Harvard MBA fabrikasından geliyorum, bence balık tutma adına daha fazla vakit ayırmalısın, bu ilerleme ile tutacağın daha fazla balıkla daha büyük bir tekne alabilirsin, sonrasında büyük tekne sayesinde işini daha çok geliştirir sonrasında daha da büyük bir tekne alabilirsin, sonrasında işin geliştikçe bir kaç tekne sahibi olabilirsin, sonunda bir balıkçı donanmasına sahip olabilirsin, yakaladığın balıkları komisyonculara satmak yerine direk tüketicilere satabilirsin, ve belkide hayalindeki kendi üretim fabrikanı açarak, işini,üretimini,dağıtımını kontrol edebilirsin, derhal bu küçük balıkçı köyünden gitmelisin, ilk önce Mexico City'e ardından Los Angeles'a ardında New York'a, böylelikle yatırımını daha da zenginleştirebilirsin."

Meksikalı balıkçı uzun süre sessizce dinledikten sonra merakla sorar ; " Peki efendim, bu kadar şey benim ne kadar süremi alacak acaba ?"
Amerikalı kendinden emin bir şekilde cevap verir ; "15 ya da 20 yılını alabilir elbette".
Meksikalı tekrar merakıyla sorar ; " Peki ondan sonra ne olacak efendim ?
Amerikalı, çılgın bir kahkaha atarak cevap verir ; "İşin en iyi kısmına geleceksin işte, zamanı gelince kendi fabrikanı ve şirketini satılıklar listesine koyacaksın, bütün şirket stoklarını satacaksın ve ardından çok zengin olacaksın, milyonları sayacaksın"
Meksikalı başını aşağı yukarı sallayarak onay verir gibi yapar ve tekrar sorar ; "Milyonlar efendim, anlıyorum peki sonra ne olacak  ?"
Amerikalı ilk önce ne olup bittiğini anlamasada sonra suratına bir şapşal ifade gelir ve sessizce söylemeye başlar ;
" Sonra emekli olacaksın ve geç kalktığın bu küçük köye geleceksin, birazcık balık tutup, çocuklarınla oynayacaksın, karınla siesta yapacaksın, akşamları köye inip arkadaşlarınla gitar çalacaksın."

Amerikalı sözünü bittirdiğinde şapşal ifade hala gitmez. Meksikalı ise bişey demez tebessümle elindeki iki kovayla yolunu tutar, Amerikalı arkadan olan bitenin etkisinde heykel gibi ona baka kalır.


Bizler gelen kavşakta yollarımızı ayırsakta aynı yolun yolcusuyuz ve unutmayalım ki kavşakta ayrılan tüm yollar tek bir çıkmaz sokağa çıkacak. Oyun bittikten sonra Şahta Piyonda aynı kutuya atılacak.






0 yorum:

top