30 Sec Snickers Advertisement Videos

24 Hours Of Snickers...


Two Guys looking for Snickers in Cesme-Turkey. But They looked almost everyplace but there is no snickers....they keep looking for Snickers so 24 Hours of Snickers waiting for us.




One Night With Snickers..

One guy talking with his darling...he almost make date with her but the other guy suddenly comes. He said it is very urgent...but the guy that talking on the phone said " Get lost buddy"
he insist to other guy... but he does not give him the phone...he suddenly shows to him The Snickers bar....the guy amazed and leave the phone to him and said ... Its all yours buddy..



Snickers Nothing Else Matters..

Aşk Bir Skeçtir..

Evet kaydadeğer kısa filmler paylaşmaya devam ediyorum. Fransız kısa filmi izleyiciye tokat gibi geliyor.


FİLMİN MANTIĞI


Her insanın hayatı, dünya da başka bir insana bağlıdır. Her insanın aslında bir ikizi vardır. Bu ikizlik aynı anneden veya babadan döllenme şekliyle değil karakter olarak birbirinin ikizi olması şeklindedir. Ama birebir olmalarına rağmen aynı işleri yapmamaları, zamanın şartlarının her zaman değişik olması nedeniyledir.


Galakside tek bir dünya yoktur. Birbirine paralel çok sayıda dünya vardır. Her paralelde aynı karakter devir daim şekilde 2 kez yaşar. İlki ve ikincisini yaşaması tamamen yapacağı seçimlerin birbirine paralel olup olmayacağını anlamak içindir.Farklı paralellerde yaşamasının sebebi ise sonsuzluğun tanımını insanın beyninin kaldıramamasıdır.

İlk yaşam tamamen özgür seçimlerde olur. Önceden nelerle karşılaşacağı belli değildir. Hiçbir senaryo yoktur. Tamamen kendi seçimlerini yaparak önüne gelen sınavda başarılı olmaya çalışır. İkinci yaşamında ise artık yaşadığı ilk hayatının senaryosunu yaşar. Bazen eski yaşamını anımsar( de ja vu ), bazen kendinin geleceği görme yetisine sahip olduğunu düşünür(aslında senaryoyu görerek). Ama ortada bir senaryo vardır olaylar aynen gelişir ve karakter yine aynı olduğu için aynı seçimleri yapar çok ufak sapmalar haricinde. Ve artık sınavını vermiştir. Bundan sonra artık insan beyni sonsuz yaşamı kaldıramayacağı için insana cehennem veya cennete gidip sonsuz yaşam verilmesi yerine, tekrar dünyaya gönderilip cehennem veya cennet gibi bir yaşam verilir ve bu sonsuza dek sürer.

Bu ilahi bir sistemdir ve herkes bu şekilde hatasız şekilde sınanır.

Metin Canel

http://seksenikiondokuz.com/blog/wp-content/uploads/2009/08/1453-Fetih.jpg

Gelecekte çekmek istediğim muhteşem bir yapıttır İstanbul’un Fethi ki fetihe yakışan bir muhteşem filmide yapılmalıdır. Filmi yapmak isteyen Recep İvedik’in yapımcısı Faruk Aksoy’un röportajınıda okudum bir çok nokta var çok iddialı konuşmuş.
Böyle bir film yapılımı kısa sürede bitemez ki fragman dediğiniz videodanda belli gelişi güzel bir çekim var( Panorama müzesinin tanıtımda kullandığı video ) . Böyle bir hikayeyi film yapmak için dünya aşamadan geçmek gerekli bir kere senaryosunu en az 1 senede hazırlanır zaten , çok büyük bütçeler ayırmak gerekli ayrıca kadrosuna hakim bir yönetmen gerekli bunlar ne yazık ki bizde mevcut değil. Film olacaksada hayal kırıklığı olur. Filmi yapmaya kalkışanda Recep İvedik yapımcısı Faruk Aksoy… ne diyeyim başarılar dilerim ancak Mart 2010 da çıkacağını belirtmiş çok şaşırdım hani bir Recep ivedik çekmiyoruz ki Faruk Efendi çok önemli bir konuya girdin ve film yapmak istedin umarım batırmazsın..

Panorama 1453 Tarih Müzesi’nin hazırlattığı mükemmel İstanbul’un fethi videosu

Benzer stilde filmlere bakarsak Truva,Yüzüklerin Efendisi v.b ne tür aşamalardan geçmiş ve ne tür paralar harcanmış bir bakılmalı yani filmin zaten Mart 2010 da duyurulması beni korkuttu zaten Faruk Aksoy umarım dediği gibi film çıkarır ama normalde kendisinin dediği gibi 100 milyon dolar bütçenin yetersiz olacağı bir filmde onun 3 de biri bir bütçeyle böyle bir film yapmaya kalkışmak büyük cesarettir.
İlerleyen günlerde daha geniş yazı ile döneceğim arkadaşlar röportajıda okumanızı tavsiye ederim..

Fetih 1453′ün çekimlerine ağustos ayında başlayacaklarını açıklayan Aksoy, iddialı konuştu: ”1,5 aya kadar cast çalışmasını tamamlarız. Ben taşın altına elimi soktum ve altından kalkacağıma inanıyorum. Öyle bir film yapacağım ki, kendimizle gurur duymayı öğreneceğiz.”


Herkesin “Neden tarihimizi anlatan bir film yapamıyoruz, Hollywood gelip çekecek!” diye hayıflandığı bir dönemde, İstanbul’un fethini konu alan filmin startını verdiniz. Proje nasıl ortaya çıktı?

- Tarihimizle ilgili ne kadar bilgisiz olduğumu fark edince bu işe sarıldım. Şimdi biz, zeka ve bütçesel anlamda elimizden gelenin en iyisi yapmaya çalışacağız. İddiam şu, “300 Spartalı”, “Gladyatör” lezzetinde bir film yapacağız. Neyse, bu kararı verdikten sonra İstanbul’un fethi ve Fatih Sultan Mehmet’le ilgili çok sayıda kitap okudum. Ve bu anlamda hiçbir şey bilmediğimi fark ettim. Beni bu filmi yapmaya en çok ikna eden şey de bilgisizlik oldu. Ki üniversite mezunu, iki dil bilen bir adamım ben. Bu filmi çok fazla insana seyrettirmeyi becermeliyim ki, herkes bildiğinin ne kadar az olduğunu fark etsin ve kendimizle yeniden övünebilecek bir dünya kuralım..

Fatih’i anlatmak, fethi anlatmak her anlamda çok zor, riskli ve cesaret isteyen bir iş. Endişeleriniz var mı?

- Allah yardım edecek.. Ama zoru başaracağız. Cast’la ilgili endişelerim var. Bugüne kadar hiç ortada olmamış, dizilerde, filmlerde oynamamış insanlarla çalışmak istiyorum. İşin en zor kısmı da bu zaten. Yani Fatih Sultan Mehmet’i oynayacak kişiye karar vermek. Çalışmalara başladık. Ben taşın altına elimi soktum ve altından kalkacağıma inanıyorum.

Filmin adı “Fetih 1453″ değil mi

- Evet..Biz filmi, 1451’den, yani fetih planlarının yapıldığı andan itibaren işlemeye başlayacağız. Filmde Molla Gürani’yi de yani Fatih’i yetiştiren üstadı da göreceğiz. Sultan’ın çocukken aldığı bu eğitim sürecine de yer vereceğiz.

Bütçesi ne kadar?

- Şimdi Hollywood’da bu işin bütçesi 100 milyon dolar civarındadır. “300 Spartalı”nın bütçesi 70 milyon dolardı. Tabii ki biz bu filmi, bir Hollywood filmi gibi binlerce metrekare duvar inşa ederek yapamayacağız. Bizim filmimizin bütçesi de 100 milyon doların onda biri kadar olacak. Bu da iyi bir bütçedir.

Yavuz Sultan Selim’in filmi yapılıyor. Tolga Karel canlandırıyor hatta..

- Oyuncuları, fotoğrafları gördüğümde hakikaten şaşırdım. Komedi mi yapıyorlar, ne yapıyorlar, bilmiyorum.

Mustafa Altıoklar yıllar önce “İstanbul Kanatlarımın Altında” filmini yaptı. Bir dönemi anlattı.. Bu anlamda ilk film deniliyor. Siz ne diyorsunuz?

- Bence o, dönemin seyirci sayısı düşünüldüğünde, göreceli olarak gişede başarılıdır ama çok da başarılı bir film değildir. Çok da speküle edilmiştir ve öyle ön plana çıkmıştır. Biz spekülasyonsuz yapacağız. Fethin bütün ana damarını anlatırken, millet olarak ne kadar güçlü ve cesur olduğumuzu göreceğiz. Bu filmi seyrettikten sonra kendimizle gurur duymayı öğreneceğiz.

Peki.. Bu proje size hazır mı geldi?

- Projeyi birlikte yöneteceğimiz arkadaşımız Hamit Keleş, bu çalışmayı iki yıl önce İstanbul Belediyesi için yapmış. Sultanahmet Meydanı’nda da fethin kutlandığı gün, bir perdede gösterilmiş. Hamit, yakın arkadaşım. Bunun filmini çekmek istediğini söyledi. Ben de ikinci “Recep İvedik”i tamamladıktan sonra Hamit’i çağırıp “Bu işi yapalım” dedim. Senaryonun üzerinde Cahit Taşçıoğlu çalışıyor. Birkaç senaristle daha çalışıyoruz. Sonra metinleri bir araya getireceğiz.

Danışmanınız kim?

- Bütün hocaların hocası Halil İnalcık.. O anlamda bir hataya düşeceğimizi asla düşünmüyorum. Biz zaten dokümanter bir drama yapacağız. O yüzden de şu an bizimle National Geographic ve History Channel bağlantıya geçti. Filmi satın almak istiyorlar. Bu bizim doğru bir karar verdiğimizi düşündürüyor. Biz bu işi iyi yaparsak, yarın Amerikalı gelecek ve “Gelin beraber bunun yalnızca filmini yapalım” diyecek. Bir şey yapmadan Amerikalı’yı ikna etmek zor.

Şimdi filmle ilgili tabii ki eleştiriler de olacak. Mesela Ulubatlı Hasan tartışması kesin yapılacak. Birileri Ulubatlı Hasan yok diyor ya… Siz filmde bu karakteri kullanacak mısınız?

- Tarihi herhangi bir bilgiyi çarpıtmadan yapacağız. Birileri Ulubatlı Hasan yok diyor, tamam. Fakat birisi o sancağı oraya dikti mi, dikti. Ama adı Ulubatlı Hasan ama Kastamonulu Osman, ne fark eder? Bizim bilgimiz Ulubatlı Hasan ise, ben onu Ulubatlı Hasan olarak bırakacağım. Tabii Halil Bey de onay verirse. Ama onay vermezse ben o sancağı oraya yine diktireceğim fakat Ulubatlı Hasan demeyeceğim. İsimler önemli değil…

BÖYLE FETİH Mİ OLUR DEDİRTMEM

“Böyle fetih mi olur, böyle Fatih mi olur, bu reva mı?” denilecek bir film yapmam. Yaparsam da o filmi çöpe atar, çıkarmam. Ama çok güzel bir film yapacak, bu filmle Türk sinemasının çıtasını yukarı çıkaracağım. Herkes bu filmden sonra, yaptığımın daha iyisini yapmak zorunda kalacak.”

FATİH ROLÜ İÇİN OYUNCU ARIYORUZ

Film ne zaman vizyona girecek?

- 2010’un mart ayında… Bu arada sadece makyaj desteği, bazı efekt desteği ve dublörler yurtdışından gelecek. Onun dışında yurtdışından hiçbir oyuncu ile görüşmedik, görüşmeyeceğiz de. Çünkü Fatih 21 yaşında bizim filmimizde. Yurtdışında 21 yaşında bir star yok. Star olmayınca da yabancı bir oyuncuyu oynatmanın manası yok. Şimdiden Fatih için araştırmalara başladık. Bulacağımızı ümit ediyorum. Çok yere baktık, hâlâ bulamadık. Bu röportaj umarım aracı olur bize. Kapımız, Fatih’i oynayabileceğine inanan her genç oyuncuya açıktır, bekliyoruz….

Taron Lexton Röportajı Yakında !!

Ödüle doymayan "Struck" kısa filminin genç yönetmeni Taron Lexton merak ettiğim soruları yanıtlayacak bu kısa süre zarfında sizde merak ettiğiniz soruları mail adresime bırakabilir veya blog yorumlarına yazabilirsiniz.


The Director - Taron Lexton

Sin City Yapımı....

Evet Sin City gibi efekt zengini filmin aslında çok düşük bütçede yapıldığını hepiniz biliyorsunuzdur. Günümüz sinema teklonojisinde Green Box var ki artık her film bu teklonoji ile çekilir oldu.

Dilerseniz bir göz atalım...

http://posterwire.com/wp-content/images/sin_city_nancy.jpg

Struck

Hayatımda izlediğim şu ana kadar ki en iyi kısa film " Struck " Karşı cinslerin birbirleriyle etkileşimini bir başka açıdan anlatıyor ki ne anlatım mükemmel müzik mükemmel kompozisyon ve ödül süpüren bir kısa film daha ne beklenir ki......

Filmi izlemek için aşağıdan resmi sitesine girebilirsiniz....


Ayrıca filmin yönetmeni Taron Lexton ile röportajım çok yakında..


http://www.struckthefilm.com/index.htm



Yazan ve Yöneten : Bahadır Karasu
Yapımcı : Genç Sinema-Ekrem Doydu
Orjinal Müzik : Abdullah Zibdeh

http://rapidshare.com/files/284952243/Titanic_Belgeseli.mp4.html


Yaklaşık 50 dakikalık bir belgesel olan Titanic adındanda anlaşıldığı gibi 1912 deki o müthiş deniz kazasını konu alıyor güzel bir anlatımla tekrar Titanic le yolculuk yapmaya hazır olun.

MS Titanic , White Star Line şirketinin sahibi olduğu Olympic sınıfı bir yolcu gemisidir.Harland and Wolff (Belfast,İrlanda) tersanelerinde üretilmiştir.14 Nisan 1912 gecesi daha ilk seferinde bir buz dağına çarpmış ve yaklaşık iki saat kırk dakika içinde Kuzey Atlantik’in buzlu sularına gömülmüştür. 1912‘de yapımı tamamlandığında dünyadaki en büyük buharlı yolcu gemisiydi.Batışı 1.517 kişinin ölümüyle sonuçlandı ve dünya savaşları dışındaki en büyük deniz felaketlerinden biri olarak tarihe geçti. Titanic ‘in batışı ile birlikte meydana gelen büyük kayıp’ın oranı birçok nedene bağlanmaktaydı ve zaman geçtikçe oturan şey ise Titanic ‘in herkes için yeteri kadar filika taşımamasıydı.Titanic ‘in tam kapasitesi 3,547 kişi olmasına rağmen gemi’nin sahip olduğu toplam flika sayısı 1,178 kişilikti. Aynı zamanda bayanlara ve çocuklara öncelik tanındıgı için toplamda ölen erkek sayısıda çok orantısızdı.

Titanic zamanında mevcut olan en ileri teknolojileri kullanmıştı. Birçok insan tarafından “batmaz” gemi olarak inanılıyordu, bu inanış batmadan önce bu şekilde tanımlanmış ve lanse edilmişti.Bu derece ileri teknoloji ve eğitimli mürettebata rağmen batışı birçoğu için şoktu.Medya ise Titanic ‘in ünlü kurbanları ve batış ile ilgili efsaneleri sürekli gündeme getiriyor ve ateş’e benzin döküyordu.Bu tartışmaların sonucu denizcilik kanunun degişmesine neden oldu.Amerikan donanmasından emekli Robert Ballard ‘ın gemi enkazını 1985′de bulması Titanic’in ününe olan ilgiyi ve bu ilginin günümüze kadar devam etmesini sağladı.

1o dakikada Inglorius Bastards..

http://www.everythingtarantino.com/pics/2009-08-basterdmainposter.jpg



Evet arkadaşlar Tarantino hayranı olarak Tarantino'un henüz gösterime giren son filmi hakkında özel paylaşımlara başlıyorum filmi izleyenleriniz vardır. Filmin geniş incelemesini kısa sürede blogumuzda bulabileceksiniz şimdilik sizleri 10 dakikalık bir şovla başbaşa bırakıyorum.


Not : Video ingilizcedir




Signs...


Signs - Nice Romantic Short Film
by sarbjeet_98

Sizleri bu kez Scheweppes film festivalinin beğenilen iletişim konusunu işleyen kısa film ile baş başa bırakıyorum..

ME/BEN TRAILER

Riders on the storm filminin iptal edilmesinden sonra hemen vakit kaybetmeyerek yeni projeyeye başladık yeni kısa filmimizde psikolojik bir tema işlerken izleyiciye bu kadar karma bir konuyu maximum 15 dakikada sunmak için çaba harcıyoruz kamera tekniklerine önem vermemizin yanı sıra filmdeki esas unsur ise kurgu..

Filmde ise daha önceden tanıdık yüzler Turgut Tutumlu ve Onur Murat Alan oynamakta..



Psikolojik Gerilim konulu Kısa Film

Psikolojisi bozulmuş ve gerçekte kimliğini ve kişiliğini bir süre bilemeyen ve unutan müzisyen bir genç hayatının en garip anlarını yaşamaktadır acaba yaşadıkları bir çelişkimidir ?

Oynayanlar : Onur Murat Alan , Turgut Tutumlu

Yazan Ve Yöneten : Bahadır Karasu

Orjinal Müzik ve Kurgu : Fırat Sakar

Görsel Efekt : Shubham Agnihotri

Ulak Filminde Matte Paint Tekniği..


Çağan Irmak'in yeni filmi Ulak , bilinmeyen bir zamanda, bilinmeyen biryerde geçen fantastik bir öyküyü anlatan bir film. Çağan Irmak anlatmak istediği hikayeye uygun bir dekor yaptırmıştı ama kameranın uzaklarda gördüğü tepeler fantastik öyküye uygun nesneler barındırmadığı için buraların MattePaint olarak hazırlanıp uygun yerlere yerleştirilmesi planlandı. Ayrıca, tepelerde bulunan elektrik direkleri ve evler gibi birtakım nesnelerin de silinmesi gerekiyordu. Hazırlanan MattePaint'lerle görünmesini istemediğimiz nesnelerin kamuflajını sağlamakla birlikte ortama yeni bir atmosfer getirmiş olduk. Aşağıdaki örnek karelerde resmin orijinal, ve final hallerini görebilirsiniz.








Sahil planlarında buranın bir liman olduğu hissinin oluşturulması isteniyordu. Hazırlanan MattePaint'le içinde liman barındıran yeni bir sahil ve denizdede gemiler yapıldı.




Filmin baş karakteri Zekeriya, şehre doğru ilerlerken;


Video thumbnail. Click to play
Orijinal(QuickTime)


Video thumbnail. Click to play
Final(QuickTime)




Kuyudan ışık hüzmelerinin çıkması gereken planlarda toplam 4 aşama sonucunda istenilen sonuca ulaşıldı. Öncelikle particle simulation, ardından camera tracking , particle'ların uygun kamera ile 3D render yapılması ve hepsinin birleştirilmesi.

Video thumbnail. Click to play
Orijinal(QuickTime)




Video thumbnail. Click to play
Maya Sahnesi(QuickTime)



Video thumbnail. Click to play
Final(QuickTime)



Video thumbnail. Click to play

Little Terrorist..





2005 yılında kısa film dalında Oscar Adayı olan Little Terrorist, Pakistan- Hindistan sınırında kriket oynarken topun Hindistan tarafındaki mayınlı bölgeye kaçan topunu almak için karşı tarafa geçen bir çocuğun, askerler tarafından terörist sanılıp kovalanmasını ve çocuğun Hindistan'lı bir öğretmen tarafından korunmasını anlatıyor. Küçük Terörist, anlatılan hikayenin de ötesinde dolu dolu bir çok mesaj taşıyor. Hindistan- Pakistan ekolünün sıcak renkleri de cabası.. FİLMİN ALDIĞI ÖDÜLLERADAY -ACADEMY AWARDS OSCAR 2005ADAY - EUROPEAN ACADEMY AWARDS 2005EN İYİ FİLM ÖDÜLLERİTehran Intl Short Film FestivalFlanders Intl Film FestivalMontreal World Film FestivalManhattan Intl Short Film FestivalJURİ ÖZEL ÖDÜLLERİSao Paulo Intl Short Film Festivalve yaklaşık 30 festivalde gösterim hakkı kazanmış.


21 Gram..

21 Gram (Orijinal:21 Grams) Alejandro González Iñárritu‘nün yönetmenliğini yaptığı Akademi Ödülüne (Oscar) aday gösterilmiş dram filmidir. Başrollerinde Sean Penn, Naomi Watts ve Benicio Del Toro vardır.

2003 yılında yayımlanan bu film tamamı hand-held kamera ile çekildi. Naomi Watts’ın üstün performansı herkesi tabi ki hayran bıraktı ama Naomi Watts’ın senaryoyu okumadan oynamayı kabul ettiğini biliyormuydunuz ? İşte 21 gram böyle bir film akademi ödülü alamasada düz filmlerin en iyi örneği iyi bir film için garip garip olaylar , bilimsel efektler , ve benzeri durumlar gerekmiyormuş demek ki kendi türünde 1.dir 21 Gram. Profesyonel kamera kullanılmaması da bir başka özelliği toplam 20 milyon dolar bütçe ile çekilen film ( üstelik ne patlama sahnesi nede başka benzer sahneler var ) toplam sadece Türkiye’de 66 milyon dolar gelir getirdi.

Bu filmi dün izleme fırsatı buldum ki film bittikten sonra 6 yıldır keşfedemediğim bir sinema türünün daha keşfine tanık oldum. Benicio Del Toro , Sean Penn ve Naomi Watts birer harikaydılar.

Geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman aralığında geçen filmin konusu üç farklı insanın başına gelenleri konu almaktadır:
Paul Rivers (Sean Penn) sigara bağımlısı olan, karısı zamanında kendisininden bebek beklemiş fakat ardından kürtaj yaptırmış şimdi ise tekrar ondan bebek isteyen bir matematik profesörüdür. Ancak şimdi ölümle yaşam arasında kalmış ve kalp nakli için beklemektedir ta ki ona uygun bir kalp bulunursa.

Cristina Peck (Naomi Watts) kocası ve iki çocuğu olan uyuşturucuyu bırakmış şimdi hayatına yol vermeye çalışan bir annedir. Çocukları da kocası da kendisini çok sevmektedir.

Jack Jordan (Benicio Del Toro) zamanında başı beladan kurtulmayan, uyuşturucu ve alkol kullanmış bir adamdır. Onunda iki çocuğu ve kendisini çok seven karısı vardır. Zaman zaman garip davranışlar sergilese de artık her şeyi düzeltmeye karar vermiş ve dindar bir insan olmuştur.

Kehanet (Knowing)



kehanet-knowing-afis1Kehanetlere inanır mısınız?

Filmde garip sesler duyan bir kız çocuğu bir kağıda sayılar yazıyor. Elli sene sonra bu kağıt ortaya çıkıyor. Üzerindeki sayıların aslında Dünya üzerinde gerçekleşen felaketlerin tarihlerini, ölü sayısını ve felaketin gerçekleştiği yerin koordinatlarını verdiği anlaşılıyor.

Filmdeki aksiyon sahneleri son derece etkileyiciydi. Bir uçağın düşmesi, metrodaki trenin raylardan çıkması ve Dünya’nın aşırı şekilde ısınarak tamamen yanması sırasında kendinizi orada hissedebiliyorsunuz.Gerçekten VFX artistler çok iyi iş başarmışlar uzun süren emeklerin sonucu olduğu belli.

kehanet-knowing-nicolascage

Nicolas Cage’in ve filmdeki çocuk oyuncuların performansları görülmeye değerdi. Sıkılmadan, zevkle izlenecek bir film. Ancak sonu daha gerçekçi bitebilirdi. Uzaylıya benzer varlıklar filmdeki gerilimi arttırdığı gibi, gerçekçiliği de azaltıyordu maalesef. Ancak yine de Kehanet filminin sinema sitelerinde aldığı yüksek puanları hakettiğini söyleyebiliriz.

1 DAKİKALIK KISA FİLM YARIŞMASI


"BİR DAKİKA KISA DEĞİLDİR..."

Yarışmaya Katılım Koşulları: 1. Yarışmaya T.C. uyruklu olan amatör ve profesyonel herkes katılabilir. 2. Yarışmaya sinema, video ve dijital formatlarında yapılmış KURMACA türündeki filmler katılabilir. 3. Katılma ve ön eleme için filmin PAL renk sisteminde, DVD kopya ile birlikte VCD kopyası gönderilecektir. ( CEP TELEFONU İLE ÇEKİLMİŞ FİLMLER FORMAT DIŞIDIR, YARIŞMAYA KATILAMAZLAR, SADECE GÖSTERİME KATILIRLAR ) 4. Film ile birlikte; Filmin adı, Yapım Yılı, Süresi, Yönetmeni, Filmin Kısa Konusu, İletişim Bilgileri ve katılımcının "Yarışma koşullarını kabul ediyorum" yazısının yer aldığı imzalı bir belge gönderilecektir. 5. Yarışmaya katılacak tüm yapıtlar JENERİK DAHİL 1 (BİR) dakika ile sınırlı olacaktır. 6. Yarışmaya katılan filmlerin festival sırasında ve ileride yalnızca ticari olmayan kültür faaliyetlerinde izleyicilere sunulması, TV‘lerde gösterilmesi ve çoğaltılması yarışmacılar tarafından kabul edilmiş olacaktır. 7. Seçiciler Kurulu kararı kesindir. 8. Aynı yarışmacı birden çok filmle yarışmaya katılabilir. 9. Daha önce başka yarışmalara katılan filmler bu yarışmaya katılabilirler. 10. Yarışmaya son katılım tarihi 31 Ağustos 2009‘dur. SECiCi KURUL: Mustafa ALTIOKLAR, Yeşim USTAOĞLU, Güven KIRAÇ, Tonguç YAŞAR ve Oktay GÜZELOĞLU Koordinator: Koray Dündar www.ikfd.org Tel: 0212 293 65 11

Holywood Filmi İstanbulda çekilirse !

The International filminin final sahnesi Istanbulda çekilmişti

Yönetmen Tom Tykwer İstanbul Çekimlerinde oldukça zorlanmış özellikle sokakta kovalama sırasında ahalinin görmemiş bir şekilde kameraya bakması Tykwer'in kurguda bir çok kez tekrar yapmasına sebep olmuş en son çare olarak odaklama yapmış ( arka taraf bulanık ) İstanbul çekimleri güzel olmuş. 1-2 ay öncesinde Clive Owen'la internette görüşme fırsatı bulmuştum İstanbuldaki çekimler nasıl gitti sorusuna şöyle yanıt verdi : Türk insanları gerçekten sıcak kanlılar 2 korumadan dayak yediğim sahnede çok güldüm İstanbul'u zaten seviyorum.

Evet filmde Haluk Bilginer güzel bir performan sergilemiş tabi bizim bildiğimiz haluk bu role gitmemil ama Holywood'da bilinemez
http://www.disposablefilmfest.com/images/banner.jpg

İlginç bir film festivali olan Disposabel çöp filmler için ideal bir gösterim fırsatı. Çöp filmlerden kastım festivalin sadece cep telefonu dijital fotoğraf makinası gibi küçük aletlerle çekilen kısa filmleri kabul etmesi günümüzde çok yaygınlaştı bu aletlerle çekim yapmak böyle festivalde doğal olarak normal ilgilenlerin dikkatine.

http://www.disposablefilmfest.com/

alt

Magix Movie Edit Pro 15 PLUS V8.0.5.8 | 192 MB
Magix Movie Edit Pro 15 PLUS V8.0.5.8s, the 75-time award winning video editing software solution, simply offers more: Powerful editing tools, a unique intuitive user interface and advanced MAGIX ProAudio dubbing technology help you transform all video recordings into an exciting movie.

Advantages of the Plus version

Professional video editing :
99 tracks, editing & effect automation, live preview, MultiCam editing, and much more..

Complete HD workflow :
Import HD videos, edit, burn & present on TV or online + native AVCHD editing…

Perfect audio dubbing :
Create 5.1 sound yourself, restore and master sound, Audio Mastering Suite, and much more..

Unique effects creation :
Chroma keying with alpha channel (bluescreen), 200 fades, 100 video effects, and more…

Advanced DVD authoring

All disc formats: DVD video, Blu-ray Disc™, professional DVD menus, ISO output, etc…
tuoitrenangdong.net yodownload.net
* Multicam editing (for 2 cameras)…
Perfectly synchronize recordings from 2 different cameras…
* Animated menus for Blu-ray Discs™…
Created professionally animated menus for Blu-ray Disc™…
* 3D presets for realistic 3D title effects…
Over 100 templates for top-quality three-dimensional effects…
* Easy color correction (color wheel)…
Conveniently adjust the color of your recordings with just a click…
* Native AVCHD editing…
Import & edit AVCHD recordings without recalculation…
* Simplified effects control…
All video effects have been concentrated centrally and clearly laid-out in the new Media Pool…
* Flexible user interface…
All user interface elements can be adjusted and moved individually…
* Quick navigation via shortcuts…
Navigate at lightning speed with the help of keyboard shortcuts like J, K, and L through your project…
* Batch conversion (for complete folders)…
Convert entire folders containing videos into any format you like…
* Many new DVD menu templates (also for Blu-ray Discs™)…
Choose from many professionally designed menu templates for DVDs and Blu-ray Discs™…

Download :

Matte Painting

A matte painting is a painted representation of a landscape, set, or distant location that allows filmmakers to create the illusion of an environment that would otherwise be too expensive to build or visit. Historically, matte painters and film technicians have used various techniques to combine a matte-painted image with live-action footage. At its best, depending on the skill levels of the artists and technicians, the effect is "seamless" and creates environments that would otherwise be impossible to film.

Matte Painting manzaranın resme aktarılmış bir sunumudur. Olağan üstü yerlerin hatta yapılması çok zahmet gerektiren ve dünya üzerinde olmayan görünümlerin Film yapımcılarına hayata geçirmeyi kolaylaştıran bir çizimdir.

Tarihsel olarak Matte Paintciler ve film teknisyenleri bir matte paint resmini canlandırmak için bir çok çeşitli yöntemler denemişlerdir. Bu sunumun iyisi ressamın ve teknisyenin tecrübesi ve bilgisine dayanır. Bu sanat katman katman çevre oluşturmak ile yapılır aksi taktirde film içine atmak imkansızdır



Son zamanlarda populer patlama yaşanan bir cg alanı matte painting hakkında cgtalkda dikkatimi çeken 2 yazı gördüm ve paylaşmak istedim.Umarım yazanlar matte painting'in ne olduğu yada ne olmadığı konusunda fikir verir yeni başlamak isteyenlere.

Matte Painting - Environments only? diye sormuş arkadaş ve üstad jamie jasso cevaplamış

"yes matte painting is totally enviroments only, the techniques used in character texturing or anything else should not be called matte painting, actually the term is a traditional name no longer should be called like this, as dylan coles says it should be called digital enviroment creation or imagery"

"Evet matte paintingler tamamen çevre'dir, karakter dokulama yada bu tip herhangi bir boyama için kullanılan teknikler matte painting olarak nitelendirilmemelidir, aslında terim, geleneksel ismidir ve dylan cole'unda dediği gibi artık dijital çevre yaratma yada dijital çevre tasviri olarak adlandırılmalıdır."

Jaime Jasso, kaynak cgtalk digital matte forum

ikinci bir yazı, matte painting için photoshop almalı mıyım??? diye bir soru

"There's a popular misconception, even in this forum, that "matte painting" is defined by a singular process ("Buy yourself Photoshop and then do this..."). "Matte painting" has and always will be the process of filling in parts (or the whole) of an image that would be too costly to build at full scale on a movie set.

With that in mind, matte paintings can be anything: photos, 3d, 2d painting, even photos of hand-built miniatures, or any combination of those media. The goal is to make it scene appropriate and realistic.

- that's it. The only thing that's not appropriate is using someone else's copyrighted photos for commercial purposes (I see no problem using them for your own non-commercial practice artwork).

The matte painter's goal, as I see it, should be to have an ideal image in their mind (or roughed out on paper or screen), then use whatever tools are avaialble to create that image. If you feel the tools are holding you back from getting the results you seek, then consider switching or upgrading.

As for hardware, I use a mouse for 98% of my work, even "painted" work, though it seems most prefer tablets for this type of work. I find that when I'm doing a matte (or any matte-like image) that I'm generally doing a lot of selection areas and value and color adjustments, which I use a mouse for.

"Bu forumda bile çok genel bir yanlış anlama var, matte painting tek bir işlem gibi görülüyor, kendine bir photoshop al ve yap! Matte painting her zaman için, yapımı çok maliyetli olacak bir film setinin tamamının yada bir bölümünün doldurulması oldu ve olacakda.

Bu fikirle matte paintingler herşey olabilir, fotoğraf, 3d, 2d boyama, hatta elle yapılmış minik minyatürlerin fotoğrafları yada bu media'ların herhangi bir şekilde kombine edilmesi.Amaç ise yalnızca, sahneyi en yakın ve en gerçekçi yapmak.Yapımda dikkat edilecek tek şey, başkalarının üstüne
hakkı saklı materiallerin (fotoğraf) ticari işlerde kullanılmaması (kişisel ve ticari olmayan amaçlar için kullanılmasında bir sakınca görmüyorum)

Matte Boyayıcının amacı ise, grdüğüm kadarıyla, kafada net bir sahnenin oluşması (yada kağıtta veya ekranda karalanmış), ardından istenen araçlar ile bu sahnenin yapılması.Eğer kullandığınız araçlar sizi sonuçtan alıkoyuyosa değiştirmeyi yada upgrade'lemeyi düşünün.

Donanım olarak, ben işimin %98'inde, hatta "boyama" işlerimde bile, mouse kullanıyorum ki göründüğü üzre birçoğu bu tip işler için tablet kullanmakta.Anladım ki matte boyarken yada matte benzeri bir işle uğraşırken genel olarak, birçok alan seçiyorum, değer ve renk ayarları yapıyorum ve bunlar içinde mouse kullanıyorum."

Richard Green, kaynak cgtalk digital matte forum
top